anlikozet.com

Haber Detayi

Dünya Günü çağrısı: Geleceği korumak için fosil yakıtlardan çıkış şart - ensonhaber.com

Dünya Günü çağrısı: Geleceği korumak için fosil yakıtlardan çıkış şart - ensonhaber.com

Hizli Ozet

Konferans öncesinde Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD) ve E3G, ECCO, SEFiA, Observatório do Clima ortak katkılarıyla hazırlanan “Fosil Yakıtlardan Çıkış Sürecinin İlerlemesi: Örnek Vakalardan Alınan Dersler” raporuna göre temiz enerji yatırımları hızla artarken, ülkelerin mevcut fosil yakıt üretim ve tüketim planlarının 1,5°C hedefiyle uyumda yetersiz kalması ekonomik dalgalanma, jeopolitik riskler ve atıl varlıklar gibi çok boyutlu kırılganlıklar yaratıyor.

Neden onemli: Bu gelisme; fiyatlar, faiz beklentileri ve is dunyasinin kararlarini etkileyebilir.

Detaylar

Konferans öncesinde Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD) ve E3G, ECCO, SEFiA, Observatório do Clima ortak katkılarıyla hazırlanan “Fosil Yakıtlardan Çıkış Sürecinin İlerlemesi: Örnek Vakalardan Alınan Dersler” raporuna göre temiz enerji yatırımları hızla artarken, ülkelerin mevcut fosil yakıt üretim ve tüketim planlarının 1,5°C hedefiyle uyumda yetersiz kalması ekonomik dalgalanma, jeopolitik riskler ve atıl varlıklar gibi çok boyutlu kırılganlıklar yaratıyor. Son on yılın, yani 2015–2024 döneminin, kayıtlara geçen en sıcak dönem olması; ölçülen en sıcak sekiz yılın tamamının son on yıl içinde yaşanması, artık karşı karşıya olduğumuz riskin geleceğe ait bir senaryo değil, bugünün gerçeği olduğunu gösteriyor. Üstelik bu gündem yalnızca niyet beyanlarından ibaret değil: hâlihazırda en az 46 ülkenin elektrik sektöründe karbonsuzlaşma planı bulunuyor; en az 11 ülke ise fosil yakıt arzını azaltmaya dönük planlar geliştiriyor. Paris Anlaşması’nın imzalandığı 2015’ten bu yana toplam sera gazı emisyonlarının yıllık artış hızı yüzde 0,32 ile sınırlı kaldı; bu oran, 2015 öncesindeki on yılda kaydedilen artış hızının beşte birinden daha az. İklim ve sağlık üzerindeki fiyatlandırılmamış maliyetler de hesaba katıldığında, toplam yükün 7 trilyon ABD dolarını aştığı; bunun da küresel GSYH’nin yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geldiği tahmin ediliyor. 2025 yılı itibarıyla küresel enerji yatırımlarının yaklaşık üçte ikisinin temiz enerjiye yönelmesine rağmen, gelişmekte olan ülkelerin bu finansmandan aldığı pay yüzde 15 ile sınırlı kalıyor. Bugün dünya birincil enerji üretiminin yüzde 80’inden fazlasını hâlâ petrol, kömür ve gazdan sağlıyor; fosil yakıtlar ise küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 68’ini oluşturuyor. Bilimsel değerlendirmeler, petrol ve gaz rezervlerinin yaklaşık yüzde 60’ının, kömür rezervlerinin ise yaklaşık yüzde 90’ının toprak altında bırakılmasının zorunlu olduğuna işaret ediyor. Kolombiya’nın Santa Marta kentinde 24-29 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek Birinci Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı (TAFF) bu nedenle özel bir önem taşıyor

One Cikan Noktalar

  • Konferans öncesinde Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD) ve E3G, ECCO, SEFiA, Observatório do Clima ortak katkılarıyla hazırlanan “Fosil...